27 Temmuz 2013 Cumartesi

gülmek icin aglamak lazimmis

„önceden daha cok gülerdim“ cümlesini son bir yildir o kadar cok kullandim ki. Üniversitede hep benim gülmelerimle eglenirdik, göbegimi ziplatmama gülerdi arkadaslarim durmadan. Ama simdi farkettim ki ben o zamanlar daha cok aglardim. Her sorunda aglardim, her kücük problemde pes ederdim, benim icin bir haftada on kez dünyanin sonu gelirdi. cünkü omuzuna yaslanacagim arkadaslarim vardi, beni dinlerlerdi, ben de kendi icimdekileri anlatabililirdim, aglardim saatlerce onlar da yanimda öylece otururlardi. Izledigim sacma sapan bir filmden takildi bu aklima. Filimde adam en yakin arkadasina „you don’t have to keep it together all the time“ dedigi anda farkettim benim son zamanda yapmaya calistigim aynen bu. Cünkü dagitirsam yanimda kimsenin olmayacagindan korkuyorum. evimdeki gibi savunmasiz kalamiyorum, her an gardimi almis bir vaziyette durmak zorundaymisim gibi, sanki bir aglamaya baslasam bir daha susamayacakmisim gibi ve bir daha toparlayamicakmisim gibi. Bazen sadece aglamak icin film buluyorum kendime, kendi kendime aglamak sacma gözükür diye. Bazen aglanmicak yerde yanaklarimdan süzülüyor icimden tasan damlalar ama bunlarin sik olmamasi icin zorluyorum kendimi. Sanirim artik daha güclü oldum, ya da büyüdüm, eger büyümek buysa. Artik hayatta ben varim, tek basina. Ama o savunmasiz halimi özlemiyor degilim, simdilerde hep gülmeye calismak beni yoruyor. Bana ne kadar cok gülüyorsun ne güzel dedikleri zaman, sen beni önceleri görücektin diyorum icin icin. Ben eskiden cok daha fazla gülerdim, cünkü o zamanlar aglayabiliyordum…