23 Ocak 2012 Pazartesi

Sosyal sorumluluk sosyal paylasim sitelerine kalinca...

Internet gercekten hayatimizdaki her sey oldu, onsuz sabah uyanamaz olduk, yemek yiyemez, alisveris yapamaz uzatmaya gerek yok yasayamaz olduk. Bunlar tartisilacak seyler ve bana kalirsa cok kisisel seyler. Kimin pc basinda ne kadar zaman gecirdigi degil kafami sürekli kurcalayan. Benim korktugum sosyal sitelerin insanlari aslinda yapmadigi seyler icin de haz vermesi. Mesela bir yerlerde acliktan ölen cocuklarin linkini facebookta paylasip insanlarin yardim etmis gibi hissetmeye baslamasi benim icin insanliga güvenimin bittigi andir. Kendini bu sekilde kandiran insanlar ve sosyal sorumluluktan kendini bu kadar kolay siyiran insanlar benim gelecegimde hicbir deger tasimiyorlar. Ben haberlerin, yeni olaylarin paylasilmasini elestirmiyorum ama bunlarin sadece paylasilmasini elestiriyorum. Insanlar bu siteler sayesinde/yüzünden daha duyarli görünüp daha da duyarsizlasiyorlar cevrelerindeki dünyaya. 
Az önce izledigim bir belgesel sevk etti beni bu yaziyi yazmaya. H&M herkesin bildigi bir marka ve Almanyada bu markanin diger markalar ile karsilastirmasini yapmislar. Dört kriteri göz önüne almislar ama benim ilgimi en cok ceken en son kriter, yani "hangi kosullarda insanlarin bu üretimi yaptigi" oldu. Her zaman bir sey aldigimda bakarim ürünün nerden geldigine ve hep Türkiye, Vietnam ya da Banglades etiketlerine rastliyorum. Ekonomi derslerinde üretim faaliyetlerini düsürmek icin isgücünün ucuz oldugu bir ülkede üretilmesinin büyük sirketlerin yararina oldugunu daha ilk dersten baslayarak bir dönemde yüz kere duymuslugumuz var tabi ama hic o ülkede neden is gücünün bu kadar ucuz oldugunu ya da bu insanlarin neden bu kadar ucuz paraya calismak zorunda oldugunu irdeleyen sevgili sosyal politika, insan haklari hocalarina cok rastlamadim su ana kadar. Neyse, Bangladesteki calisma kosullarini gösterdiler, ve en önemlisi de yasama kosullarini. Dünyada sosyal esitlik yokmus yeni ögrendim triplerinde degilim tabiki ama bunlar insanlarin gözüne sokulmadikca kimse durumun vahimiyetinin farkina varmis gibi davranmicak. Bu büyük ülkeler oraya gitmesin, bu insanlari bu kadar zor kosullarda calistirmasin havalarinda da hic degilim. Bu insanlarin işe ihtiyaclari var, daha iyi bir yasam icin degil sadece yasayabilmek icin calisiyor bu insanlar. Ama batidaki sevimli kapitalist arkadasimin bir ürüne daha fazla para vermeyi kabul etmesi lazim orda bir tane daha fazla cocugun bu tekstil fabrikalarindan ziyade okula gidebilmesi icin. Bu nokta benim sosyal sorumluluk diye bahsetmek istedigim. "O markalardan alisveris yapmicam artik" triplerini de anlamiyorum(programdaki bir cevreci ablanin aksine).Yine neyse dicem cünkü benim istedigim bu konuyu tartismak degil. Bu konu tabiki cok derin ve herkes baska bir görüse sahip olabilir. Ama ben bu görüslerin hayatlarina yansitmalarini istiyorum insanlarin, sadece facebook sayfalarina degil. O zaman icimdeki umut yeniden yeserebilir, belki benim gibi düsünen ve davranan insanlar vardir diye kendimi avutabilirim, bir seyleri degistirmek icin cabaladigim kücücük dünyamda daha da güclenebilirim...

Umut insanda demis Nazim Usta...

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar doğar güneş doğarken
ve güneş doğarken çöp kamyonları
ölüleri toplar kaldırımlardan
işsiz ölüleri aç ölüleri

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken köylü aile
erkek kadın eşek ve karasaban
saban koşulu eşekle kadın
toprağı sürerler toprak bir avuç

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken ölür bir çocuk
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
on iki yaşında ve numaralı
ve ne boğmacadan ne menenjitten
ölür bin dokuzyüz elli sekiz de
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
dokuzyüz kırkbeş te doğduğu için

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken tombul bir adam
yatağından çıkar dalgın giyinir
'bugün kimi kime gammazlamalı
amirin gözüne nasıl girmeli'

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken zenci şoförü
ağaca asarlar yol kıyısında
gazyağına bulayarak yakarlar
sonra kimi kahve içmeye gider
kimi saç tıraşı olur berberde
kimi dükkanını açar erkenden
kimi genç kızını öper alnından

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken mahpus kadını
kolları masaya bağlı sırtüstü
çıplak memeleri al kan içinde
sorguya çekilir bir bodrumda
sorguya çekenler cigara içer
biri yirmisinde altmışlık biri
gömlekleri terli kollar sıvalı
ve kum torbaları elektrodlar

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneşdoğarken gülyaprağına
uçak alanından sessiz pilotlar
'H' bombası yükler tepkililere
ve güneş doğarken güneş doğarken
otomatik silahlarla biçilir üniversitelilerle işçiler
akasya ağaçları bulvarın
pencereler balkondaki saksılar
ve güneş doğarken devlet adamı
konağına döner bir ziyafetten
ve güneş doğarken kuşlar ötüşür
ve güneş doğarken güneş doğarken
genç bir ana bebesini emzirir

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken ben bir geceyi
bir uzun geceyi gene uykusuz
ağrılar içinde geçirmişimdir
düşünmüşümdür hasretliği ölümü
seni memleketi düşünmüşümdür
seni memleketi dünyamızı.

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken hiç umut yokmu
umut umut umut... umut insanda

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder