15 Ocak 2012 Pazar

Bensiz bir hayat, benim hayatım.

Her gün bir sürü plan yapıyorum. Ne zaman hangi ödevi yazıcam, ne zaman kiminle dışarı çıkıcam, ne zaman çalışıcam, ne zaman dinlenicem, tatil yapıcam, ne zaman Türkiyeye gidicem. En önemlisi de Türkiye planları yapmak benim için. Türkiyedeki yaşamım uzun uzun düşündüğüm. Her gün çok uzakta bir yerde benim bıraktığım yaşamı birileri devam ettiriyor. Birileri benim arkadaşlarımla dışarı çıkıyor, benim ailemle yemek yiyor... onlar hayatlarına bensiz devam ediyorlar çok uzaklarda bense burda yeni bir hayat kurmaya çalışıyorum, onlarsız. Her ziyaretimde bir sürü şeyin değişmiş oldugunu görüyorum, kuzanlerim büyümüş, "bizim" eve yeni eşyalar alınmış, duvarlar başka renge boyanmış...Benim olmadığım zamanlarda onlar gülmüşler, ağlamışlar, yaşamışlar...
Türkiyeden aldığım her kart, her mektup çocuk gibi sevinmeme neden oluyor. Arkadaşlarımın resimlerine her baktığımda zihnimde kendimi resme yerleştiriyorum. Sanki ben hala ordaymısım da onların haberi yokmuş gibi, ben her gün aslında onlarla yaşıyorum. Telefonda annemle uzun uzun komşunun çocugundan bahsediyoruz, açığı kapatmak için. Aslında orda yaşayamadığım günlerin çok önemli olmadığını hissettirmek için, annem her seferinde "burda hiç yeni bir şey yok her şey aynı" cümlesini tekrarlıyor. 
Oysa ki orda benim ailem, arkadaşlarım bensiz, benim hayatımı yaşamaya devam ettiriyorlar, bense burda yeni bir hayat yaratmaya çalışıyorum, yeni bir melike dünyası...
"Araf" bu olsa gerek...


Not: Kitabı bir daha okumamın zamanı gelmiş de geçiyor gibi gözüküyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder